top of page

Kozmik Dua

  • Yazarın fotoğrafı: Yalkın Tuncay
    Yalkın Tuncay
  • 17 May
  • 3 dakikada okunur

(Allahım!) Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil. (Fatiha)

Sen ki her zerreyi, her titreşimi ilminle kuşatansın. ‘Cahillerden olmaktan sığınırım.’ (Bakara, 67)


Senin ilminde bütün ihtimaller mevcut;Benim için en hayırlı olan ihtimali açığa çıkar.Niyetimi Senin razı olacağın biçimde hizala.Kuantum belirsizlikleri içinde Senin kudretinle şekillenen bir kader diliyorum.


“Rabbim! İlmimi artır.” (Tâhâ, 114)İlmin sonsuz alanında benim için ayrılmış olan bilgiyi bana sezdir.Benimle eşzamanlı akan bütün olasılıkları Sen bilirsin.Ben sadece kalbimi yöneltiyorum: Hakkı görmeyi, doğruyu seçmeyi nasip et.


Bilincimi, Sana yönelen bir enerji hâline getir.Dualarım zaman ve mekân sınırlarını aşsın.Her “şimdi”de, her “olabilir”de Senin rahmetini talep ediyorum.


“Ey Rabbimiz! Bize katından bir rahmet ver ve işimizde bize doğruyu göster.” (Kehf, 10)

Senin iraden olmadan bir elektron bile yer değiştirmez.Benim yolumu, düşüncemi, hatta niyetimi bile Sen yönlendir.Varlığımın sebebini sezdirmeden önce beni, bu sezgiyi taşıyacak bir şuura kavuştur.


Sonsuz evrenin içinde bir zerreyim,Ama Senin nazarında değerliyim.Bu değeri idrak etmek ve ona göre yaşamak için bana yardım et.


“Rabbimiz! Bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi eğriltme.” (Âl-i İmrân, 8)

Her zerremle Sana yöneliyorum.Sadece dilimle değil, kalbimle, aklımla ve hatta tüm varlık boyutumla…Benimle birlikte titreşen tüm kainat Sana boyun eğmişken,Beni de bu kozmik teslimiyetin farkına vardır.


Allah’ım, Sen ki, varlığın her zerresine kudretini dokunduran, her şeyi bir ölçüyle yaratan Rabb’sin.Benliğimin derinliklerinde, henüz adını koyamadığım bir hakikatin yankısını duyuyorum.Bana idrak nasip et; sadece görmek değil, görmekten öteye geçmek için.

Sana ulaşan yollar içinde kaybolmadan,Doğruyu yanlıştan, gölgeyi nurdan ayıracak bir kalp ver bana.


“Ey iman edenler! Eğer Allah’a karşı gelmekten sakınırsanız, O size bir furkân (doğruyu yanlıştan ayırma kabiliyeti) verir.”(Enfâl, 29)

Zihnime nur, gönlüme sezgi indir.Bilgiyi sadece toplamak değil, onunla hikmeti ayırt etmeyi nasip eyle.Bana öyle bir Furkân ver ki;Sana yaklaştıranla, uzaklaştıranı derin bir idrakle ayırt edebileyim.


"Rabbim! Göğsümü genişlet, işimi kolaylaştır, dilimdeki düğümü çöz ki sözümü anlasınlar."(Tâhâ, 25–28)

“Rabbim! Bana katından hikmet ver, beni salih kullarının arasına kat.”(Şuarâ, 26:83)

Her idrakin bir sorumluluk olduğunu bilerek,Beni sadece bilen değil, bilenin hakkını veren bir kul eyle.Kafamı değil, kalbimi de anlayışa aç.Senin nazarında değerli olan bilgiyi,Ve o bilgiyi taşıyacak duruluğu bana lütfet.


İçimdeki kuşkuların yerine yakin ver.Gözlemcinin değil, Yaratanın hükmüyle şekillenen bir kaderde yaşamak istiyorum.Bana ilmini, hikmetini, Furkân’ını ve idraki ver.

Sonsuz ilminden bana da nasip eyle;Zaman ve mekân ötesi bir idrakle,Senin hakikatini kavramayı kolaylıklar içinde öğret bana.


Kalbimi, Senin aşkınla öyle bir doldur ki diğer bütün aşklar, onun gölgesinde sönük kalsın.Beni Senin nurunda, aydınlıkta yaşamaya yönelt.Zihnimi karanlıklardan, nefsin gölgelerinden arındır.


Bizi halife olarak yarattın.Bu yüksek makama layık bir bilinçle yaşamayıHem nasip eyle, hem mümkün kıl, hem de sürdürmeyi sağla.

Senin yeryüzündeki emanetçin olduğumuzu unutturma.İlmine, rahmetine, aşkına yakışır bir kul olabilmeyi ihsan eyle.


Allah’ım! O kimseye salât eyle ki, sırlar onunla açıldı, nurlar onunla yayıldı.Hakikatler onunla yükseldi. Âdem’in ilimleri onunla indirildi ve mahlûkat (onun ilminden) âciz kaldı.

Anlayışlar onun büyüklüğü karşısında küçüldü,Ne ondan önce gelenler, ne de sonra gelenler onu anlayabildi.


Yaratılmışların zâhiri onun nurundan, varlık âleminin incisi onun maddesinden yaratıldı.

Bütün peygamberler onun önünde durdu, Peygamberlik sancakları onunla yüceldi.

Çünkü o, sırlardan bir sır, nurdan bir nur, Peygamberlerin mührü ve yönlendiricilerin efendisidir.


Allah’ım! Onu, bize açılan kapı eyle.

Ve bizimle Senin arasında duran en büyük perdeyi kaldır.

Bizi onun nurlarıyla kuşat,Ve bizi onun hakikatiyle buluştur.

Ve bizi onun yolundan şaşırmadan yürüyenlerden eyle.

Allah’ım!Ona öyle bir salât eyle ki, bu salât sana yaraşır olsun,Senden ona lâyık olsun,Çünkü o buna ehildir.


Allah’ım!Şüphesiz o, Sana delâlet eden toplu sırdır,Senin katındaki en büyük örtündür,Senin önünde duran kimsedir.


Allah’ım! Onunla Sana ulaşmak isteyenleri doğru yolda yürüt.

Ve bize, onunla birlikte Sana yönelenlerin neşesini tattır.

Ve bizi onun izinden gitmekte sâbit kıl.

Ve onunla bizim aramızda hiçbir perde bırakma.

Allah’ım! Onun bize bakan yönünü gözeterek, bize merhamet eyle.

Ve bizi onunla birlikte Sana yönelenlerden eyle.


Şüphesiz sen hakkıyla işitensin, hakkıyla bilensin." (Bakara, 127)

Amin.




 
 
 

Yorumlar


bottom of page